Geç mi kaldım?

Hayatta hiçbir zaman bir hedefim olmadı. Aklımda vardı aslında, kendi kendime büyüyünce gazeteci olsam nasıl olur acaba derdim. Ama hep o dediğimle kaldım. Biri bana ne olacağımı sorduğunda cevabım hep “bilmiyorum” olurdu.  Çünkü gerçekten bilmiyordum. Beni neyi mutlu edeceğinden emin olamayan kararsız bir çocuktum ben. Genelde arkadaşlarım klasik de olsa “doktor olacağım”, “öğretmen olacağım” diyerek en azından cevap verirdi. Şimdi bakıyorum o cevapları verenler gerçekten istedikleri yerlerde. Şöyle ki her doktor olmak isteyen doktor olamasa da zaman içerisinde istemiş olduğu işin peşinde. Neden peki? hayatlarına erken yaşta koydukları hedeflerle devam etmişler.

Kendime bakıyorum. Kendimi bildim bileli çok sevdiğim bir şey vardı. O da dil öğrenmek. Annem ingilizce dersler alırken hep özenirdim ben de öğreneceğim diye. Evde ufak ufak alıştırmalarımız olurdu. O zamanlarda başlamıştım aslında. Daha ufacık çocukken dilim türkçeye dönmezken bir hevesle ingilizce konuşmaya çalışıyordum. O vakit özel bir eğitim almadım tabii ki okulda ne görüyorsam oydu. Ama biliyordum ki benim buna kabiliyetim var ya da olmak zorunda. Üzerine gideceğim diyordum. Ama hayalimde bir meslek gazetecilik dışında yoktu. Onu da yapabileceğimden emin değildim ya işte…

Sonra büyüdük liseye kadar özel bir çaba sarf etmeden gördüklerimle ingilizceyi öğrenmeye başladım. Lisede dil bölümünü seçtim artık gazetecilikten az da olsa uzaklaşmıştım. Dil öğreniyordum dil ile ilgili bir şeyler yapıyordum sevdiğim şeyle meşguldüm. Lise’de ingilizcenin yanında bir de fransızca derslerimiz vardı. Hem dil öğrenmeyi sevdiğimden hem de hocamı çok sevdiğimden fransızcaya da kanım ısınmıştı ama kendime onunla ilgili bir gelecek belirleyemiyordum. Sonra zamanı geldi sınava girdim ve Fransızca Öğretmenliği bölümünü kazandım. Ama mezun olmak üzereydim farkettiğimde ki ben bu dili bebekken seviyordum. Ne çocukluğunu ne ergenliğini ne de yetişkinliğini tam benimseyemedim. Bunun sebebi belki de “öğretmenlik” olan istemediğim bir dal üzerinde eğitim almamdı. Öğretmenlere saygım sonsuz hatta istememin sebebi zaten onların yaptığını yapamayacak olmam. Eğitmek büyük iş saygı isteyen ve bir o kadar da hatta daha fazla sevgi isteyen bir iş. Bunlar bende yok mu tabii ki var ama içimde yok ya bu istek sanki sahip olduklarımın da bir faydası olmayacakmış gibi geliyordu.  Nedendir tam bilemiyorum yapamayacağımdan emindim zira zerre kadar da istemiyorum.

Fransızcaya o dili çok severek başladım ve daha az severek bitirdim. Ve şunu farkettim insanın öğrenmeyi kendi istemesi lazım, öğrenmek zorunda kalmaması lazım ki o işten de yaptıklarından da zevk alabilsin. Şimdi mezunum evdeyim öğretmenlik aklımın ucunda yok. Olmalı belki ama yok işte. Keşke diyorum düşlerimdeki gazetecilikten, editörlük hayallerimden hiç vazgeçmeseymişim. Arkama dönüp baktığımda okuduğum bölümden pişman değilim, sevdiğim bir şeyi yaptım bir bakıma dil öğrendim. Hala öğreniyorum ama keşke aklımdaki meslekten hiç vazgeçmeseymişim. Belki hala geç değildir? ama hayatım farklı bir yolda ilerliyor makas atsam ne kadar değişir bu yol? Ne yapmalıyım?

Küçük kararsız ben çok büyüdü ama hala aynı kararsız çocuk içinde. Sadece bu konuda değil, bir çok konuda. Ömrüm geçmeden, bu güzel günleri geçirmeden tutunsam en yakınımdaki dala taşıyabilir mi beni?
Düşünmeyi bırakıp harekete geçme vakti gelmiştir belki de…

Görsel: http://yayeveryday.com/post/6556

9 Comments

9 Comments

  1. Dilara TAN diyor ki:

    ?

    This comment was originally posted on FriendFeed

  2. gokhanozcan diyor ki:

    ¿

    This comment was originally posted on FriendFeed

  3. Dilara TAN diyor ki:

    :)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  4. gokhanozcan diyor ki:

    geç demek için geç kalmadın (:

    This comment was originally posted on FriendFeed

  5. Dilara TAN diyor ki:

    hala geç diyebilirim yani? :)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  6. gokhanozcan diyor ki:

    bence deme bir kişi tanıyorum 40 yaşından sonra hukuk okudu avukatlık yapıyor :)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  7. Dilara TAN diyor ki:

    şaşırıyorum öyle insanlara gıptayla bakıyorum :)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  8. gokhanozcan diyor ki:

    benim için örnek veriyor bazen babam bu adamı :9

    This comment was originally posted on FriendFeed

  9. Dilara TAN diyor ki:

    nereden bakarsan doğru bir örnek :) ama onu örnek alabilmek önemli olan işte..

    This comment was originally posted on FriendFeed

Leave a Reply

Additional comments powered by BackType