Son Yolculuk Fobisi

Kendimde keşfedemediğim ve beni tanıyanların da fark ettiği garip bir huyum var. Neden böyleyim bilmiyorum. Bugün oturmuş bulduğum bir otopsiyi izlerken izlemenin kolay olduğunu fakat orada bulunmanın gerçekten zor olacağını fark ettim. Görsel olarak baktığımızda beş duyumuzun sadece ikisini kullanıyoruz. Olayları izliyor ve duyuyoruz. Fakat olayın içerisindeyken koklama ve hissetme duyusu da devreye girdi mi işler değişiyor sanırım.

Bugüne kadar yakınlarımdan çok kişiyi kaybettim.  Bir çok cenazeye katıldım. Fakat hiçbirinde o kişinin yüzünü göremedim çünkü bakamadım. Uzun zamandır da kötü hissettiğim için cenazelere katılamıyorum. Her ne kadar yanlış yapıyor olduğumu düşünsem de… Fakat bu kaybedilenin tanıdık olup olmamasıyla da ilgili değil. Depremde bir çok ceset gördüm, o kokuyu hissettim ve bu yüzden kendimi kapalı bir kutuya kapatmak ve oradan hiç çıkmamak istedim. Acaba cenazelere katılamıyor olmamda bunun etkisi var mı? ki muhtemelen var…

Bana, beni kınayarak bakan insanlarla karşı karşıya geldiğim oldu. ” Ameliyatları, otopsileri izliyorsun ama cenazeye gelecek cesaretin yok” diyenler oldu. Aslında ikisinin aynı şey olmadığını anlatmaya çalışsam da anlatamıyorum. Tamam iki tarafta da ölen biri var fakat durum farklı işte. Şu da bir gerçek, her cenazeye katılan tabutun içini açıp bakmıyor. Fakat benim geçmiş zamanlarda bulunduğum cenazelerde merhumun yüzü hep açılırdı ve ben arkamı döner buna rağmen gözlerimi kapardım çünkü bakmaya dayanamazdım. Bir de şöyle bir durum var. Cenaze ortamında insanların ruh hali bilindiği üzere pek iyi olmuyor. Ağlayanlar, bağıranlar, fenalık geçirenler… Ben biraz da bunlardan kaçıyorum.

Son başıma gelen bir olaydan sonra açıklama yapma gereği duydum açıkçası. Ben merak ediyorum. Ameliyatları izlemeyi, otopsileri incelemeyi ilginç buluyorum. Yeri geldi ve Madrid’de denk geldiğim Body Exhibition‘a da girdim. İnsan anatomisini, organlarını, insan vücudunun her bir parçasını inceledim. Ortadan ikiye ayrılmış insanları gördüm elledim, dokundum hissettim, dünyaya gelişimizi bir fanusun içinde evre evre gördüm. Ama garip bir şekilde kötü hissetmedim. Hayatımdaki meraklarımdan birini giderdim. Ha evet işi yapan ben olabilir miydim? sanmıyorum o ayrı ama uzaktan oradaki duyguyu hissetmeden film izliyormuş gibi izlemek çok ayrı. Ve cenazelerle bu ilgimin hiç bir alakası yok. Cenazelerden etkileniyorum ve insanları sol yolculuğuna bensiz uğurlamak beni üzse de  bunu fobimin üstesinden gelene kadar da gidebileceğimi sanmıyorum (Allah korusun çok vahim bir durum olmadığı sürece)…

Ve bunu okuyan yakınlarım rica ediyorum bu konuda üzerime gelmeyin artık…

Teşekkürler…

Görsel:http://photography.nationalgeographic.com/photography/enlarge/fall-graveyard_pod_image.html

6 Comments 1 Tweet

7 Comments

  1. Dilara TAN diyor ki:

    umarım mesaj yerine ulaşır

    This comment was originally posted on FriendFeed

  2. Melih Güney diyor ki:

    ölümden korkmayın arkadaşlar. Hepimiz ölecez. Ben ölmeyecem diyen varsa bilin ki yalan söylüyor.O yüzden rahat olun. Relax :D

    This comment was originally posted on FriendFeed

  3. gokhanozcan diyor ki:

    hoca beklemez diğer cenazeye yetişecek..safları sık tutalımm

    This comment was originally posted on FriendFeed

  4. Dilara TAN diyor ki:

    Korkulan şey o değil zaten Melih yahu :)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  5. pınar(biggeee) diyor ki:

    ameliyat ve otopsi izleme merakın çok ilginç geldi..benimde bir çok yakınım öldü ve baktım yüzlerine..emin ol korkunç değiller..garip bir huzur oluyor yüzlerinde..insanların tepkileri normal elbette.. ama onlar, ölüler bakmalısın, fobini yenmelisin kesinlikle..

    This comment was originally posted on FriendFeed

  6. Dilara TAN diyor ki:

    @gökhan tutabilsem tutucam da işte.. @pınar haklısın ben de sevmiyorum bu huyumu hayatta iki fobim var zaten biri bu diğerini boşver :)

    This comment was originally posted on FriendFeed

Leave a Reply

Additional comments powered by BackType