Tek Oyuncağım G.I.Joe 16 Mart 2010
Ben beş buçuk yaşlarındaydım o zamanlar. 90′ların başındaydık. Abim istanbul‘a geldiydi okumak için. O zamanlar ilk okul bitince sınava girilirdi, o da girmişti ve İstanbul’da bir anadolu lisesini kazanıp anneannemlerin yanına göç etmişti.
Bu durum benim için o zamanlar felaket gibiydi zira abim benim tek oyun arkadaşımdı. Üzülmesin diye her istediğini yapardım. Hele hele benden bir şey istediğinde yapmak istemezsem hemen dudaklarını büker “ama naapiyiiim” derdi. E tabii ki kıyabilir mi insan, bir koşu gider dediğini yapardım. Bugüne kadar bir defa olsun kavga etmedik, aramıza kimse giremedi, onun yüzünden ağladığımı hiç hatırlamam. İkimiz de her türlü oyuna ortak olurduk. En büyük eğlencemiz sınır koymadan G.I Joe’larla oynamaktı. Sayısını tam hatırlamıyorum fakat en az 50 tane G.I Joe askerimiz vardı. Yenisi de gelse eskisinden asla vazgeçmezdik. Evin bir odasını oyun alanına çevirmiştik. Ben onlara paraşüt yapardım mendilden, abim de pencereden aşağıya atardı. Her defasında gıkımı çıkarmadan inip getirdiğimi hatırlıyorum, neticede takım arkadaşıyız değil mi?
Siz de bilirsiniz eskiden evlerde odanın bir köşesine konulan çiçekliklerden olurdu. Bizde de vardı bu dediğimden hem de üzerinde bir dolu saksıyla beraber. Bir gün hiç unutmuyorum, uzun bir ipin bir ucunu kapı koluna bir ucunu da o çiçekliğe bağlamıştık. Adamlarımızı bir kutuya oturtup ipten kaydırırken sözde teleferik yapmış oluyorduk. Bir an gene böyle oynarken annem birden kapıyı açtı ve o saksılık olduğu gibi odanın ortasına bir dolu toprakla beraber devrildi. Sanırım ömrümüzdeki en büyük azarı o zaman işittik
.
Fakat biz yılmadık hiç. Seneler geçti bizim G.I. Joe aşkımız bitmedi. Biraz daha büyümüştük abim orta sona gidiyordu ben de ilk okuldaydım. Evimizin garajını cephaneliğe çevirmiştik. G.I Joe’lara yeni kıyafetler ve silahlar oluşturmaya başladıydık. Abim leyim makinesiyle uğraşıyordu ben de mumda eritip bir şeyler yapıyordum. Fakat ortada olanı da, ortaya çıkanı da tek gören bizdik. Zira böyle de olsa çok eğleniyorduk.
Bir dönem annem bir aylığına İngiltere’ye gitmişti. O zaman ben de İstanbul’a anneannemlerin yanına gelmiştim. Annemden ilk defa ayrılacağım için üzgün, abimle tekrar birlikte olacağım için çok mutluydum. Günlerim abimin okula gidişiyle başlıyor, benim (o yokken) G.I.Joe modifiye işleriyle uğraşmamla devam ediyor ve akşam abimle anneannemin ellerinde koca bir muzlu rulo pastayla gelişiyle bitiyordu. Sonrasında yatana kadar benim oluşturduğum G.I Joe’larla oynuyor ve pasta yiyorduk. Annemin yokluğunu hissettmemem için her istediğim yapılıyordu. Çok özledim o günleri
…
Seneler sonra annem tüm oyuncaklarımızı toplayıp dağıtmış. En çok üzüldüğüm üzerlerinde bizim emeklerimiz olan adamlarımızdı. Çok kızmıştım anneme. Bir tane bile mi kalmaz ? İçim gitmişti resmen. Fakat depremden çok sonra Adapazarı’ndaki evimize girdiğimde odamdaki dolabın içerisinde köşede bir tanesini buldum. O duyguyu anlatmam imkansız herhalde… Depremden sonra anneannemin evinde kaldığımızdan orada saklıyordum. Buraya taşınırken yerinde bulamadım gene birilerine verilmiş ya da birileri tarafından alınmıştı… İkinci kaybı o zaman yaşadım. Hem de ilk üzüntümden kat ve kat fazla olarak…
Çok özledim onlarla geçen günlerimi şimdi o zamankilerden bir G.I.Joe arıyorum belki bulurum tekrar bizim olmasa da…


Çocukluğunu bunlarla geçiren başka kim var?
This comment was originally posted on FriendFeed
Çocukluğumu onlarla geçirdiğim söylenemez ama elimde vardı. Neredeler hiç bilmiyorum.
This comment was originally posted on FriendFeed
elinde olanlar genelde kaybediyor zaten Murat
This comment was originally posted on FriendFeed
http://twitpic.com/19z6hv – 5 star?
This comment was originally posted on Twitter