Günden güne… 22 Mart 2010
Havalar uzun zamandır bu kadar sevilesi olmamıştı. Hafta içi kendini eve kapatan ben bu hafta sonunu eve girmeden geçirdim diyebilirim.
Koca bir haftanın en zor geçen kısmı ilk üç günüdür benim için çünkü işten başka yapacak işim olmaz vakit bir türlü geçmez ve günler bitmez. Genelde evde olduğumdan bu durum benim için daha da zorlaşıyor. Haftanın en güzel kısmı ise cuma gününden başlayıp pazar gecesine kadar süren kısımdır. Çünkü cuma akşamı babam gelir onunla vakit geçirim ve cumartesi günü Cem‘e gider geri kalan zamanımı ona veririm. Aslında fazlasıyla asosyal sayılırım. İnternet ortamında ne kadar aktif görünsem de çoğu insan gibi kendi halinde ev kuşu bir yapıya sahibim.
Bazen öyle geliyorlar bana. Canım gece dışarı çıkmak istiyor. Muhabbet etmek, farklı insanlarla vakit geçirmek, müzik dinlemek ve temiz havayı solumak istiyorum. Fakat bu saydıklarım Cem’e genel olarak biraz uzak olduğu için bunca aktiviteyi tek başıma gerçekleştiremediğimden yaptığım planlar sonuçsuz kalıyor genelde. Çünkü ona göre evde uzanıp birlikte film izlemek en güzel aktivite. Neyse ki ben de çoğu zaman ev kuşu olduğumdan ona fazlasıyla ayak uydurabiliyorum, çok sorun olmuyor yani.
Neyse, son günlerde farklı insanlarla buluşup muhabbet etme isteğim biraz daha artmıştı. Ben de cuma sabahı saat 06.00′da kalkıp hazırlanıp Kanyon Starbucks’da gerçekleştirilen LikeMind toplantısına gittim. Bu seferki üçüncü gidişimdi ve her seferinde yeni insanlarla tanışıyorum. Bu bana inanılmaz bir mutluluk veriyor. Bu sefer de görmek istediğim insanları gördüm ve çok güzel vakit geçirdim. Aynı gün organizasyon sonrası Cem’e geçtim zira uzun zamandır istediğim enerjimi almıştım. Fakat babamı göremeyeceğimden Cumartesi akşamı evime döndüm. Pazar günü için aklımda olan tek şey FriendFeed‘de gördüğüm bir feede kadar çalışmaktı. Sevdiğim insanların toplanmaya karar veridiğini öğrenince hemen hazırlanıp yola çıktım ve üstüste yeni insanlarla ikinci muhteşem günümü geçirmiş oldum. Sonrasında gene Cem’e yolculuk ve ev…
Şuan inanılmaz enerji doluyum ve verimli olduğuma inanıyorum. Her ne kadar yorgunluk da olsa o kadar yoğun hissetmiyorum. İyi ki iki günümü arkadaşlarıma ayırmışım umarım daha sık yapabilirim bunu. Sanırım biraz değişikliğe ihtiyacım varmış
. Ve bu değişiklik için en güzel şey yeni insanlarla tanışmakmış…
Şimdi vakit çalışma vakti hadi size de iyi günler…
Bu arada sevgili Berna Mutlu Aytekin‘e blogumu tanıtmaya değer görüp haftanın blogu seçerek üzerinde iyi ya da kötü görüşlerini paylaştığı için çok çok çok teşekkür ederim
…
Görsel: http://yayeveryday.com/post/8854


http://twitpic.com/19z6hv – 5 star?
This comment was originally posted on Twitter
dilara bi dm atmam lazım sana:)
This comment was originally posted on FriendFeed
atabilirsin kader
This comment was originally posted on FriendFeed
Sen niye teşekkür ettin ki şimdi? Hiç bir şey değil. Yeter ki senin keyfin yerinde olsun. Daha çok yaz ve ben daha çok yazını okuyabileyim.
Teşekkürlerini böyle küçük mevzular için harcama Dilara’cım:)
This comment was originally posted on FriendFeed
Berna küçük mü?
senin için belki…
This comment was originally posted on FriendFeed
insanlık için büyük bir adım:)
This comment was originally posted on FriendFeed
benim için de çok büyük bir adım
This comment was originally posted on FriendFeed