Hong Kong güncesi – 4 ve bitiş.
Evet tatilimizi bitirip evimize dönmüş bulunmaktayız. Hong Kong’dayken son günlerde yazma fırsatı pek bulamadım. En son The Budha ve Ocean Park’da kalmıştık. Şimdi kaldığımız yerden devam edeceğım. Zira son günler biraz hızlı geçti.
Hedefteki gidilecek yer bir tepeye kurulmuş The Peak idi. Tepeleri hep değerlendirmişler. Ya teleferikle ya da trenle çıkarak yüksek yerlere de ulaşabiliyorsunuz. Ulaşım gerçekten çok rahat. The Peak denilen yer tarihi tramvay ile çıkılan bir tepe. Peak tower denilen bir kule, bu kule içerisinde de alışveriş merkezi ve restoranlar bulunuyor. Bu tramvay tren arası taşıtın 112 yıllık tarihi var ve deniz seviyesinin 396 metre üzerine kadar çıkıyor.
O gün saatimizi kurup sabah erkenden kalktık…
Yazının devamı...Hong Kong güncesi – 3
Eveeet Hong Kong maceralarına devam ediyoruz. Her şey son sürat devam ediyor. Ortama biraz daha alıştık hatta öyle ki cem burada bir üniversitenin hocasına mail attı doktora hakkında bilgi almak için. Eeee işte nereden nereye. Tatile geldik planlar değişti kafada. Ama sadece plan tabii ki gerçekleşmesi çok da kolay olan şeyler değil bunlar. Tokyo neyse de kalkıp Hong Kong’a yerleşmek biraz garip :). Hele hele doğru dürüst yiyecek bulamadığım bir yere… ı ıh…
Bir hevestir gelir geçer diyip son yazımdan itibaren neler yaptık anlatmaya başlayayım. Pazartesi günü DisneyLand’e gideceğimizden bahsetmiştim. Gittik de… Bir iki metro hattı değiştirdik sadece bizim için o kadar da zor olmadı. Sabah 9 da kalkmayı planlıyorduk zira park 10′da açılıyor fakat benim bu sivrizekam türkiye saatinde kalan telefonun alarmını ayarlayınca planlar gecikmeli başladı. Saat 10da uyanıp alelacele çıktık otelden…
Yazının devamı...Hong Kong güncesi – 2
Bugün seyahatimizle ilgili bilgiler vermeye devam edeceğim. Her gün yazmak istemiyorum aslında ki yazacaklar biriksin o zaman daha heyecanlı oluyor :) neyse lafı uzatmadan başlayayım…
Cem de ben de iki teknoloji manyağı olduğumuzdan tüm gelişmeleri yakından takip eder onlara ayak uydurmaya çalışırız. Zaten bizi tanımayan bir çok insandan ‘Hong Kong’a balayına mı gidilirmiş, gidin Phuket’e deniz güneş oh’ cümlesini çok duyduk. Fakat bizi ne deniz ne de güneş ilgilendiriyor varsa yoksa kalablık şehir hayatı ve alışveriş imkanı. Bizim için tatil budur.
Artık seyahatimizi rutine bağladık. Cem akşamları nerede Apple Reseller var nerede bilgisayarcı ya da teknolojik alet edevat satan yer var onları araştırıyor gün başladığı gibi de yola koyuluyoruz…
Yazının devamı...Hong Kong güncesi – 1
Bahsettiğim Hong Kong seyahatimizin ilk günüydü bugün. Başlangıcı biraz problemli oldu ama sonunda ulaşmamız gereken yere ulaştık. Bu yazımda bu macera ıle ılgılı bılgıler vereceğim.
Yolculuğumuzu THY ile başlayıp bitirmek istedik. Bu süreç biraz sancılı oldu çünkü sürekli değişen bilet fiyatları dolayısıyla neredeyse gelemiyorduk. Neyse ki son anda düşen fiyatlar bizi kurtardı. THY’nin yeni uçaklarından biriyle direkt olarak 9 saatlik bir yolculuk gerçekleştirdik. Gayet sakin ve rahat bir uçuş oldu. Yerel saat ile 15.00 gibi Hong Kong’a vardık. Otelimize uşalmak için ilk başta aklımızda shuttle ayarlamak vardı fakat sonra hesaplayınca taksinin de aynı fiyata geldiğini anladık. Haliyle tercihimiz taksi oldu. İlk güler yüz bizi orada karşıladı. Hong Kong International Airport ile Cosmo Kowloon Hotel arası yaklaşık 250 HK$ tutuyor bu da aşağı yukarı 45 TL yapıyor…
Yazının devamı...






