Biz
Hayaller…
Umutlar…
Yapılacaklar…
Bunların içerisinde yapılmak zorunda olanlar…
Aklımdan geçen parça parça kelimeler ve o kelimelerin oluşturduğu anlamsız cümleler…
Söylesem dinlemeyecek olan, dinlese anlamayacak olan senler…
Bir koşuşturmaca, o koşuşturmadan kaybolan benler…
İletişim kuramayan biz ve havada uçuşup buhar olan harfler…
Bir çuvala koysak sığmayacak dertler…
Göğsünden sıçrayan kırmızının ilacıdır kadehten damlayan şarabın kokusu…
Merhemidir açılan yaranın, iğnesidir atılan dikişin, makyajıdır kalan izin…
Sıkıntı, stres, heyecan, mutluluk ve acı bizi biz yapan hisler…
Ne desek? Ne demesek? Ağlasak? Sarılsak? Öpüşsek? Sevişsek?…
Bir hayat uçağı olsa bilmediğimiz bir hayata uçup gitsek…
Yaşamak için savaşsak ama hiç pes etmesek…
Hep 10 sene sonraki Biz’i görüp hiç geçmişe dönmesek…
Yaşam garip. Garip ama biz anlayamadığımız için garip.
Anlasak hayatı, birbirimizi… Yorulsak ama çabalamaya devam etsek…
Gözlerimiz öpüşürken parmaklarımız sevişse…
Parmaklarımız sevişirken biz onları izlesek?
Kurulan hayallerde kaybolan ben olsam,
Ama sen beni hep bulsan, ararken hiç yorulmasan…
Sevsek, hep sevilsek hiç terketmesek…
Mutlu olsak, mutlu etsek huzurlu kalsak.
Değil ikinci bahar, ömrümüz yetse dört bahar birlikte yaşasak…
Sen ve ben hep olsak. Hep Biz olsak.
Yanni – Renegade
Hayatımdaki en anlamlı parçalardan biridir. Ne zaman dinlesem sondaki keman ve saksafonun sevişmesiyle kendimden geçerim.





